Haber: Halil TEKİN Ne olursa olsun normalleşme başlamalıdır" yaklaşımı, büyük tehlikedir
A+ A-
26 Şubat 2021 Cuma 14:59:16
1076 kez okundu.
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu Normalleşme süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu CHP Bartın Milletvekili, Parti Meclisi ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Aysu Bankoğlu, Mart ayında başlaması planlanan normalleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bankoğlu: "Bartın’ın kriterlere uygunluğu ümit verici ancak öğretmenler ve servis şoförleri öncelikli olarak aşılanmadan risk alınmamalıdır. Okulların hazır olduğu söylenirken salgına özel ne gibi bir ön hazırlık yapılmıştır?"

CHP Bartın Milletvekili, Parti Meclisi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu üyesi Av. Aysu Bankoğlu, pandemi sürecinde Mart ayında başlaması planlanan "normalleşme"ye ve okulların açılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

Olağanüstü zor koşullar içinde bulunan yurttaşların gözü kulağının, Bilim Kurulu’nun ve hükümetin açıklayacağı kararlarda olduğunu bildiklerini belirten Bankoğlu, şunları söyledi:

 

"Bartın’ın, normalleşme sürecinde ismi ilk duyulan il olması sevindiricidir. Dileğimiz, 81 ilimizin de bu süreci en iyi şekilde geçirmesi ve özellikle hastalıkla, vaka ile vefat sayılarıyla ilgili artış olmaması yönündedir. Ancak "Ne olursa olsun normalleşme başlamalıdır" yaklaşımı, büyük tehlikedir. Burada ilk ve en önemli koşul, özellikle okula gitmesi planlanan kardeşlerimin sağlığının korunmasıdır. Okulların hazır olduğu söylenirken salgına özel ne gibi ön hazırlıklar yapılmıştır? Okul ortamına giden yolda servisçilerin ve başta öğretmenler olmak üzere okul personellerinin aşılanma konusunda öncelikli olması şarttır. Öğretmenlerimizin aşı olma süreci 1. doz düzeyinde ancak başlayabilmiştir ve kesinlikle yeterli düzeyde değildir. Keza, aşı sonrası yeterli düzeyde antikor oluşumunun ikinci dozun ardından yaklaşık 14 gün sonra gerçekleştiği de bilinmektedir.

 

Servis araçlarının her Çarşamba dezenfekte edildiğini bilsek de az riskli iller listesinde kalabilmenin yolu, hastalığın yayılmasına engel olacak önlemleri tam anlamıyla almaktan geçiyor. Nasıl ki sağlık çalışanlarımız, cephede olduğu için önceliklidir; okulların açılması da savunmasız ve çok büyük bir nüfusun sahaya çıkması anlamına gelmektedir. Bu sebeple, aşıda öncelik meselesi, bir kez daha değerlendirilmelidir.

 

Aşılama meselesinin haricinde, pek çok başka sorunun da olduğunu vurgulamak isterim. Her şeyden önce, ailelere gerekli ve yeterli bilgilendirme yapılması şart; çocukların okula nasıl gideceği net biçimde belirlenmeli. Keza, her zaman uyulmasını söylediğimiz maske-mesafe-hijyen tedbirlerinden en ufak bir taviz bile verilemez. Bu manada, okullardaki denetimin de hiçbir istisnaya yer vermemesi şart. Ders saatleri haricinde, sınıflar ile koridorların ve ortak alanların mutlak surette havalandırılması gerekiyor. Havaların hâlâ soğuk olması ise bu açıdan değerlendirildiğinde bir başka sorun."

 

Öte yandan, ülke genelinde gelen aşı adedinin ve aşılama takviminin de muamma olduğunu, yetersiz sayıdaki aşının "öncelikli" kişilere yapılması konusunda yeterli ve kapsayıcı bir yol haritası olmadığının altını çizen Bankoğlu, sözlerini şu şekilde noktaladı:

 

"Sonrasında daha büyük sıkıntı çekmemek ve daha da önemlisi, can kayıplarıyla üzülmemek için gerçek anlamda tedbir alınmalıdır. Bir kez daha vurgulamak isterim ki, bu doğrultuda atılacak ilk ve en önemli adım, öğretmen ile personellerin aşı olma sürecinin tamamlanması ve ek olarak servis şoförlerinin de ivedilikle aşılanmasıdır. Hemen ardından esnaflarımızın da aşı programında öncelikli biçimde yer alması, ekonomik hayatın devamlılığı için şarttır.